1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Yeşildere dergisini hazırlıyoruz. ÜCRETSİZ adresinize gönderiyoruz

Fotograf, yazı vb. döküman göndermek için tıklayın                         Adres bilgilerinizi göndermek için tıklayın



HERİF

PDF Yazdır E-posta

“Seni kör olmayasıca herif seni” diye kendi kendine söyleniyordu mutfakta. “Bak cep telefonu da kapalı,

kesin bu herif bir işler çeviriyor ya hadi hayırlısı” dedi.
Saatler geçtikçe dişlerini sinirden gıcırtadıyordu. Kocası Kamil, annesine bayramlaşmaya gitmiş ancak iki gün olmuş hala gelmemişti. Üstelik karısı Suna’yı arayıp ne zaman geleceğini de haber vermemişti. Şimdi kayınvalidesini arasa çekemezdi hiç tafrasını nazını. Sürekli “oğlumu yedin bitirdin gelin” diyecek, zaten bozuk olan morali iyice gerilecekti.. Aslında kayınvalidesi çok iyi bir kadındı ama nedense hiç sevmiyordu onu çünkü kayınvalidesi Suna’nın uzun tırnağına ve ojesine çok karışıyordu. “Bu gün mutlaka gelir” diye bekledi ama Kamil o günde dönmemişti eve.
Mutfakta Kamil ile tanıştıkları gün film gibi canlandı gözüne. O gün hava çok soğuktu ve lapa lapa kar yağıyordu. Suna öğretmendi. Ders bitiminde evine gitmek için okuldan ayrıldı. Caddeden karşıya geçmesi gerekiyordu. Çok acelesi olduğundan sağına soluna bakmadan caddeden geçiyordu ki, fren sesleriyle birlikte kendini önce havada sonrada yerde buldu. Canı çok yanıyordu. O’na çarpan arabada olay yerinden kaçmıştı.

Caddenin karşısında bir yağ fabrikasında güvenlik görevlisiydi Kamil. Kazayı görür görmez koşarak geldi. Suna’yı bir taksiye atıp hastaneye götürdü. Suna çok kan kaybetmişti. Allahtan Kâmil’in kan gurubu ile aynı olduğundan ilk müdahalede Kamil kan bile vermişti Suna’ya, sonra iyileşene kadar başından ayrılmamıştı hiç. Suna hastaneden çıktıktan sonra Kamil ile bir yıl flört ettiler. Bu zaman içinde Kamil yüzünden Suna’yla öğretmen arkadaşları bile dalga geçmişti. “Suna, bula bula kendine güvenlikçi mi buldun ?” diye alay etmişlerdi. Zamanla Kâmil’in zeki ve iyi bir insan olduğunu öğrenince “ biz de Kamil gibi koca bulsak ta evlensek” demeye başlamışlardı. Beş yıl olmuştu Kamil ile evleneli. Daha bir kere olsun sevgililer gününü, tanıştıkları günü, doğum gününü, evlenme gününü unutmamıştı hiç. Hediye alamasa çiçek alırdı. Hele oğulları Oğuz dünyaya geldiğinde nasıl mutlu olmuşlardı.
Suna’nın öfkesi dinmiş, Kamil’e yaptığı zulümler aklına gelmiş olacak ki içini hem bir sıkıntı hem de üzüntü sarmıştı. Kâmil’le evleneli beş sene olmuştu.O’na hiç gün yüzü göstermemişti. Bir kez Kamil’e “seni seviyorum hayatım, aşkım” dememişti. “Herif gel, herif git “diyordu. Kamil bile adının “Herif” olduğunu sanmaya başlamıştı. Kamil’in mesleği ile dalga geçer, “bula bula seni mi buldum, bekçi, güvenlikçi…” gibi iğneleyici laflarla Kamil’in kalbini kırardı. Onunla dalga geçmesine rağmen Kamil bırak vurmayı el bile kaldırmamış, eşine kırıcı bir söz bile söylememişti. “Yazıklar olsun Suna sana “ dedi kendi kendine. “Kamil gibi koca bulmuşsun, daha ne istiyorsun ki Allahtan başka ?" “Döndüğünde onu öyle bir karşılayacağım ki Kamil bile şaşıracak. Hoşgeldin aşkım deyip boynuna sarılacağım.” dedi kendi kendine. Saat gece on bir bucuk olmuştu.
Kapının zili uzun uzun çaldı. “Tamam” dedi Suna. Gelen kocası Kâmil’di kesin. Bu saate kim gelebilirdi ki başka? Kapıyı açtığında karşısında iki polis memuru vardı..

- Buyurun memur bey ne vardı?

-Kamil Sarının evi mi?

- Evet memur bey, ben eşiyim.

- Bizimle karakola kadar gelir misiniz?

-Ne var, neler oluyor memur bey ?

-Karakolda açıklarız. Bizimle karakola gelin lütfen.

Suna polis memurlarına dışarıda beklemelerini söyleyip kapıyı kapattı. Allahtan oğlu Oğuz anneannesindeydi. Alelacele üstüne ceketini giyip çıktı. Merak içindeydi. Neler oluyordu meraktan çatlayacaktı ki polis otosu hastane önünde durdu. Suna’nın aklına bir şey gelmiyordu. Hızlı bir şekilde hastanenin morguna girdiler. Morg görevlisi içeride yatan ölünün örtüsünü yavaşça kaldırdı. Ölen kişi Kamil’di. Zavallı Suna öyle bir çığlık attı ki, “Kamiiiiiiiiiiilim” sesi tüm hastanede yankılanıyordu. Az önce geç kaldı diye sinir olduğu kocası trafik kazası geçirmiş, olay yerinde ölmüştü. Bu acıyı Suna’nın yüreği taşıyamamış oracıkta bayılıvermişti. Yarım saat sonra hastanenin önü ana baba günü gibi olmuştu.Kazayı duyan hastaneye koşmuştu.

Ertesi günü Suna’ya yapılan sakinleştirici iğnenin etkisiyle Suna aptal gibiydi. “Olamaz” diyordu kendi kendine. “Kamil’im ölemez” diyordu. “Şaka bu” diyordu. Öyle bir bağırdı ki “hayııııııııııııır” diye bu çığlık karşında Kamil bile yatağından fırladı.

-Ne oluyor Suna gecenin bu saatinde niye bağırıyorsun?

-Allahım çok şükür, çok şükür rüyamış.

Kamil’in boynuna sarıldı .

- Bir tanem, canım, aşkım, Kamil’im, çok şükür çok şükür rüyamış.

Kâmilde şaşırdı, anlayamadı ama Suna kızar diye ne olduğunu soramadı.
Kamil saat yedide uyanır yedi buçukta işe giderdi. Yarıyıl tatili olduğundan okullar kapalıydı ve Suna okul olmadığı zaman erken kalkmazdı. O gün erken kalmıştı. Kocasına ilk defa kahvaltı hazırlayıp seslendi;

-Kamilciğim kocacığım, aşkım, bir tanem. Hadi kalk, kahvaltın hazır.

Kamil hafiften yatağından doğruldu. Bu Suna mıydı ? Kendini hafiften cimcikledi.Evet doğruydu, hayal filan görmüyordu.Beş yıldır karısı Suna’dan böyle tatlı sözler duymamıştı. “Bizim hatunun kafasına ya saksı düştü yada başka birşey var.” dedi kendi kendine. “Başka türlü Suna hayatta bana okullar tatilken kahvaltı hazırlamazdı. Bu işin işinde iş var ya, bunu öğrenmeliyim.”

-Sunacım hayırdır.
- Hayırdır Kamilim, ne hayırdır ?
-Başına saksı filan düşmedi ya.
-Yooo Kamilim, ne saksısı?
-Çiçek saksısı, ne saksısı olacak ?
-Hayır hayatım, saksı filan düşmedi.
- Kahvaltı diyorum.
-Hiiç , içimden geldi.
- Hadi hadi senin pek içinden gelmez. Anlat bakalım, ne oldu ?

Suna gördüğü rüyayı en ince detayına kadar kocası Kamil’e anlattı, anlatırken de ağlıyordu Suna. Rüyasını anlatırken Kamil’e gülme krizi gelmişti, kahkahalar yan komşudan duyuluyordu neredeyse . Kamil’in gülmesine Suna da eşlik etti.

Kamil ise karısının gördüğü rüyanın keyfini uzun yıllar sürdü.....
ERSİN ÜNAL
BURSA
GÖNÜLDEN DAMLALAR
www.mustafakemalpasahaber.com
www.tukenmezkelam.biz
www.edebiyatdunyasi.net
www.gazianteprehberim.com
www.karamandan.com
www.ibrala.com
Okunma: 283
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yazın
eksi not | artı not

busy
 
Köşe Yazarlığı Başvuru

Yazarlarımız

Mustafa ERYİĞİT
Mustafa ERYİĞİT

Ersin ÜNAL
Ersin ÜNAL

Ersin ÜNAL

 Yazarın toplam 12 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (12)

Sohbet Alanımız