Karaman’lı Atatürk

9 Mart 2014

ibralakareMUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN SOY GEÇMİŞİ

“Üç Karamanlı” dizimizin son kitabı “Mustafa Kemal Atatürk”ün Karamanlı ceddini sizlere sunmayı amaçladığım bu yapıtta, yer yer bazı bölümlerde fazla ayrıntıya girdiğim şeklinde görüşler öne sürülebilir. Bunları saygı ile karşılarım. “Daha kısa kesebilirdim.” Ancak Mustafa Kemal’in soyu üzerindeki araştırmalar onun ceddinin de ötesinde, çeşitli tarihlerde Anadolu’dan Rumeli’ne göçe zorlanmış, arı duru Türk, Yürük, Türkmen aşiret ve cemâatlerine bağlı, iki yüz bini aşkın Karamanlı, Konya, Aksaray, Ereğli, Kayseri, Sivas, Kırşehir, Nevşehir, Ankaralı Anadolu evlâtlarını yakından ilgilendirmektedir. Belirtilen çeşitli şehirlerdeki yuvalarından alınan bu insanlar, Rumeli’nde bütün fetihlerde çok ağır ve ezici şartlarda görev yapmışlardır.
Pek çok kişi ve kuruluş, “Biz Rumeli’ye ne vakit gittik, niçin gittik, nasıl gittik; oralarda neler yaptık? Anadolu’da soyumuz, sopumuz, kalan ailelerimiz var mı idi? ne oldular? şeklinde, gölgede kalmış birçok konuya cevap arıyorlar.
Benim sunduğum bilgiler, bir bilgisayarın klavyesine basınca, hemen ekranda cevabı gösterecek düzeye ulaşmış değildir. Kitabın içindeki metinlerde bu konuya değindim. Dört Bin Yıla uzanan zincirin bazı bölümlerindeki halkalarda eksiklikler vardır, olacaktır. Bunların bir bölümü Devlet Arşivlerinden aranıp bulunacak, zincirin yerini bulmamış halkaları en aza indirilecektir. Bu olgunun daha öteye iletilmesi benim tekelimdeki bir hak veya bana özgü bir görev değildir. Ben, inşa edilecek büyük yapıt’a temel açmaya uğraşıyorum. Geride daha hayli büyük iş var. Değerli bilim adamlarımız, akademisyenler, araştırmacılar ve konuya yakınlık duyan kişi ve kuruluşların kolları sıvayıp hemen çalışmaya başlaması gerekir.
Yukarıda da belirttiğim gibi konu üzerinde, ana hatları çizmeye çalışıyorum. Sunduğum yapıtın her bölümünde, sayfa, hatta satırında ele alınacak, büyüteç altına koyulacak ince noktalar bulunmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün soyu KIZILLAR Cemâatine dayanır. Baba yanı, dört bin yıl ötesinde Kırgızlar’a ulaşan bir geçmişe sahiptir. Ana tarafından Bozuluslar’a bağlı “Sofu, Sofulı, Sofulu, Sofular, Sofuzade” aşiret ve cemâatinin bir ferdidir .
Araştırmalarım beni, beklentilerimden de ötelere taşıdı. Hemen sunacağım iki belge Mustafa Kemal Atatürk’ün ana tarafının, YUNUS EMRE’nin torunları olduğu gerçeğini ortaya çıkardı. Kaderin cilvesine bakın ki Mustafa Kemal Atatürk’ün baba ceddinin köyü KIZILLAR (Taşkale) ile, ana soyunu teşkil eden YUNUS EMRE’nin dedelerinin ilk yerleşim yeri olan “Aşıklar Öreni” nin arası sadece 20 km. uzaklıktadır.
Bir sonraki sayfada bulunan Osmanlıca Belgenin Türkçe açıklaması
Tarihi 1761 – 1762 ( Hicrî : 1175 )
Bulunduğu yer Başbakanlık arşivi , İstanbul Evkaf Defteri Muallim Cevdet
Tasnifi 1753 numaralı arıza
Belgenin ilk yayımı Burhan Toprak Yunus Emre Divanı . Remzi Kitabevi 1934
Belgenin metni Medine-i Lârende’de medfun merhum ve mağfurleh Yunus Emrem zaviyesinin mütevellisi Seyyid Ali’nin ölümü ve Oğlunun bulunmaması dolayısı ile yerine Sofu-Zade İsmail Halifenin tayini için Karaman Kadısı tarafından yazılmıştır.
Bir sonraki sayfada bulunan Osmanlıca Belgenin Türkçe açıklaması
Tarihi 1785 – 86 ( Hicrî : 1199 )
Belgenin ilk yayımı KamilKepecioğluYunus’unKaraman’daki mekanı
Nilüfer dergisi sayı 4 , Sayfa 8 , Bursa , 1945
Belgenin metni Devletlu inayetlu Merhametlu Efendim Sultanım Hazretleri
sadr-ı âli ve Makam-ı samilerinde mustedam ola âmin. Bihörmetil – embiyai velevliyai vel-müttekin Arzuhal-i dai-i devam-i ömr-i Devletliridir ki medine-i Lârende’de Kutb-ülarifin Yunus Emrem Kuddise Sırruh-ül âli Hazretlerinin hanıkab-ı şerife ve tekke-i Zekiyesi müruri ezmine ile harabe müşrif olup tamiri inayet-i âliyyeye muhtac olduğu bundan akdem Devlet-i âliyyeye ifade olunup ve Devletlu
efendimiz dahi ol esnada Karaman Valisi olmaları ile efendimizin re’y ve marifetleriyle tamir olunması için iki Bin kuruş inayet buyurup ve efendimiz hazretleri dahi merhum Çavuş Zade Kullarına ihale merhum dahi fil cumle tamir
ile elhaletü hazihi tekke-i Mezkurenin tamiri nâtamam ve pejmürde perişan tekmil tamiri tahminen bin Kuruşa muhtaç olmakla merahim-i aliyyeden mecrudur ki hasbeten lillâh-i Taalâ şeyh-i merhum kuddise sırruh-ül azizin turabına ihtiramen Hanihaklarını kâmilen tamirine

himmeti asafileri bideriğ buyrulmak babında Emr ü ferman devletlu İnayetlu merhametlu efendim sultanım hazretlerinindir Turab-ı Akdam-ı Fukara Şeyh Elhac
İsmail-i Halveti Lârendevi
Belkide, altı yüz yıl öncesinde Karamanoğulları boylarından KIZILLAR ve SOFULAR cemâatlerine bağlı sürü sahipleri, İbrala deresinde İsmail Hacı Obruğu, Öksüz Ömer, Merdivenli ve İnli kuyular çevresinde veya Göçer’de sürülerini otlatırken biraraya gelip görüşüyor, konuşuyor, geçmişten, geleçekten, alın yazısından, kaderden söz edip azık karıştırıyorlardı. O unutulmaz yarenliklerin üzerinden yüzlerce yıl sonra KIZILLAR cemâatinden Ali Rıza Bey ile SOFULAR Cemâatinden Zübeyde Hanım’ın Selânik’te bir yuva kuracakları kimin aklından geçerdi.
Kimin aklına gelirdi ki, Dünya’ya hükmeden bir Türk İmparatorluğu bir gün dağılıp parçalanacak, ciğeri beş para etmez düşmanlar tarafından üleşilip işğal edilecek. Ve kim bilebilirdi ki, Yüce Allah-ı Azimüşşan, Osmanlıdan geride kalmış Paşalara, Müşürlere, Veziri Azamlara değil de, Karamanlı iki aşirete, iki cemâate mensup birer baba ve anadan doğan küçük Kemal’i, bu kutsal toprakların kurtarılması ile görevlendirecek, ona kurtuluşu, başarıyı, zaferi nasip edecek.
Dr. H. Mehmet ARMUTLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

webmaster wordpress site analiz seo analiz
ibrala.com Sitesi Yunus Emre Medya Tanıtım Web Tasarım ve Organizasyon'a Aittir.