Yeşildere’nin Tarihi

10 Mart 2014

ibralakareYeşildere’nin Tarihi

Yeşildere kasabası’nın kuruluş tarihi bilinmemektedir. Fakat Yeşildere’nin Bizanslılar devrinde kullanılan önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğu tahmin edilmektedir. Buna kanıt olarak Cami olarak kullanılan ve kiliseden çevrilen Kilise Camii ve halk arasında rivayetlerdir. Anadolu’nun Türkleşmesi döneminde Türkler çevrede halen aynı adlarla anılan Meğil ,Çakırkuyu, Ümmet töreni, Beşağıl, Kulaca, Tekke, Demirci, Kınık, Kayalıağıl, Mendik, Kartalpınarı, Kızılcakuyu, Boncuk, Şahin öreni, Üçbaş, Sarıkaya, ve Nalıma adlı örenlerde kabile kabile yaşadımışlar.

Bu eski yerleşim merkezlerinden Tekke’nin hakkında halk arasında yaşayan hikayeler vardır. 1965 yılında Prof. Dr. Sadi IRMAK’ın başkanlığında bir heyet tarafından yapılan araştırmada hikayelere konu olan Hacı İsmail’in Yunus Emre’nin dedesi olduğu ortaya çıkmıştır. Türk boylarının bugünkü merkeze yerleşmesi, yerli halkın göçünün başlamasıyla ve Türk boylarının bulundukları yerleşim alanlarının kuraklaşması ile başladığı tahmin edilmektedir. Yerleşim merkezinin zaman zaman eşkıyalar tarafından saldırılara maruz kaldığı ifade ediliyor. Bunu ise merkezin dört bir yanında bulunan tarihi gözetleme noktaları doğruluyor.

Kanuni Sultan Süleyman zamanında, eski önemini kaybeden şehir, askeri teşkilat itibariyle Konya merkez sancağına bağlanmıştır. 1522 olan bu tarihte, Karaman’da 33 mahalle, 570 vergi mükellefi, 462 ev, 18 müslüman olmayan nüfus, bir imaret, 4 cami, 25 mescid, 7 medrese, l Hadis, 3 Hafız, l Öğretmen Okulu, 10 zaviye, l yoksullar yurdu, 7 hamam, 246 dükkan vardı. Bu tarihte şehrin nüfusunun, 1020 olduğu tahmin edilmektedir. Bugün de ismi kullanılan mahallelerden; Sekiçeşme (Sekizçeşme), Külhan, Alişahane (Alişahane), Hacıcelal, Koçakdede (Köçekdede), Abbas, Ahiosman, Çeltek, Tapucak/Topucak (Tabdukemre), Mansurdede, Kirişçi (Kirişçibaba), Hocamahmut, Kazalpa (Gazalpa/Gazialp), Emekseven o dönemden bugüne, ya aynen veya ufak tefek değişikliklerle gelmiştir.

III. Murad zamanında, 1587 yılında hazırlanan “Kanunname-i Karaman” defterinde, Karaman’ın merkez nüfusu 2027; kendisine bağlı bulunan 63 köyün nüfusu ise, 3603 olarak gösterilmiştir. Yine aynı kayıtta, o dönemde, Karaman’ın nüfus bakımından yoğun olan en büyük köyleri, 288 nüfusla bugünkü adıyla Güldere ve 255 nüfuslu Divle (Üçharman) köyleridir. Bugün 7 hanenin yaşadığı Değle’de Ahmedler, Kamereddin ve İydalı adında üç mahalle bulunuyor; bu mahallelerden birinde ise, müslüman olmayan halk yaşıyordu. Müslüman olmayan halk, inanç noktasında İslam olanlardan ayrılmasına rağmen; isim, gelenek ve kültür açısından bir bütünlük gösteriyordu. Bunların isimlerinin, Arslan, Şehriban, Murad, Bayram…gibi Türk-İslam isimleri olması da dikkate değer bir husustur.

İslam olmayan bu bölgede halkının, din hariç olmak üzere, diğer yaşayışlarının Türk halkıyla özdeşleşmiş olması, bu insanların, Hristiyan Türkler olduğu düşüncesini yaygınlaştırmıştır. Hatta Karaman’dan İstanbul’a göç eden bu insanların, Türkçe’de 12 ağızdan biri olarak bilinen “Karamanlıca”ağzını konuşmaları ve bu ağızla XVIII. asırda bir gazete ile birlikte, çeşitli kitaplar yayınlamaları; bu iddiaların doğruluğuna delil olarak kabul edilmektedir. Ana Britannica’da bu konuda yazılan “Karamanlıca” maddesine bir gözatalım.

KARAMANLICA AĞZI

Karamanlı Türkçesi olarak da bilinen, Türkçe’nin bu ağzını Karamanlı Ortodoks Hristiyanlar konuşur. Bu dili konuşan Karamanlılar, bazılarına göre Türkleşmiş Rumlar; bazılarına göre ise, Selçuklular döneminde Bizansla yakın ilişki sonucu Hristiyanlığı benimsemiş Türk’lerdir. Osmanlı belgelerinde “Zımmiyan-ı Karaman”, ya da “Karamanian” adıyla anılan bu Karamanlılar, bazı değişikliklerle Yunan alfabesini kullanmışlardır. XVIII. yy.’dan başlayarak Türkiye ve Avrupa’da bazı kitaplar yayınlamışlardır.

Karamanlıca’nın Türkiye Türkçesi’ne göre başlıca ses farklılıkları, ünlü türemesi ve ünlü değişmesidir.

Örnek: Secde/secide; sıcak/ısıcak; uğramak/oğramak; ihtiyar/ehtiyar; gümüş/gömüş…
Ünsüz Değişmesi: Değil/deil; niyaz/niaz; kulübe/gulübe; vücut/ücut; cevap/coğap…
Bazen de çoğul ekleri sesuyumu dışında kalır: Onlar/anler; ayaklar/ayekler…
-meçe ulaç eki bu ağızda sıkça kullanılır: “İbret almaca” gibi…

Hatta bu insanlar, hristiyanlığa bağlı olmalarına rağmen, hristiyanlığı da kendi anlayışları içerisinde yaşamışlardır. Çünkü buradan İstanbul’a göç edenler, İstiklal Savaşı sırasında, Milli Hükümet’in koruması altında, İstanbul Rum Patrikhanesi’nden ayrılarak yeni bir patriklik kurmuşlardır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

webmaster wordpress site analiz seo analiz
ibrala.com Sitesi Yunus Emre Medya Tanıtım Web Tasarım ve Organizasyon'a Aittir.